"verba volant, scripta manent"

Deniz Ticareti Pratik – İÜHF 2016 Final Cevapları
Deniz Ticareti ve Sigorta Pratikleri

Deniz Ticareti Pratik – İÜHF 2016 Final Cevapları 

Zorlu geçen 3 yılın ardından nispeten kolay bir 4. sınıfın nispeten kolay bir dersi deniz ticareti ve sigorta hukuk; ama bu deniz ticareti pratik çalışması hiç öyle demiyor! İÜHF 2015-2016 deniz ticareti ve sigorta hukuku final sınavının cevap anahtarı olan bu deniz ticaret pratik çalışması, hiç öyle kolay bir dersin pratiği gibi. Normalde çok zorlamazlar; ama bu sınavda biraz terslerine gelmiş. Aşağıda hem metin hem pdf olarak paylaştığımız pratik çalışmada, nerelere puan verildiğini de görebilirsiniz.

Pratik çalışmaları en başta sadece pdf dosyası olarak paylaşıyorduk. Mobilden giren bazı öğrencilerimiz, pratikleri doğrudan sayfada da görebilmenin iyi olacağını söyledikleri için, artık pratik çalışmalarımızı aşağıda gördüğünüz gibi paylaşmaya da karar verdik, elimizden geldiğince gözünüzü yormayacak şekilde buraya aktarmaya çalıştık. Diğer deniz ticareti pratik çalışmalarını ve daha önce paylaştığımız tüm pratikleri de yavaş yavaş bu hale getireceğiz. Yine de bu deniz ticareti pratik çalışmasını indirmek isterseniz, indirme linkini yazının sonunda bulabilirsiniz.

 DENİZ TİCARETİ VE SİGORTA HUKUKU FİNAL SINAVI CEVAP ANAHTARI

OLAY I

Merkezi İzmir’de bulunan Ege Taşımacılık Limited Şirketi Malta bayraklı “King Thomas” isimli yük gemisini satın almıştır

Soru 1: Geminin Türk Uluslararası Gemi Sicili’ne (TUGS) tescilinin mümkün olup olmadığını açıklayınız. (5 puan)

TUGSK’na göre, Türkiye’de Türk mevzuatına göre kurulmuş ticaret şirketlerine ait olan, TUGSK’nun yürürlüğe girmesinden sonra yurt dışından ithal edilen, 3.000 DWT’nin üzerindeki yük gemilerinin TUGS’ne tescil edilmeleri mümkündür. Bu nedenle olayda, yük gemisinin 3.000 DWT’nin üzerinde olması şartıyla TUGS’ne tescil ettirilmesi mümkündür.

Soru 2.a: Ege Taşımacılık “King Thomas” gemisinin motor gücünü arttırmak için gemiye yeni bir motor taktırmak istemektedir. Bu nedenle geminin mevcut motorunun satım sözleşmesinden hariç tutulmasını talep etmiştir. Bunun mümkün olup olmadığını açıklayınız. (5 puan)

Geminin motoru bütünleyici parça niteliğindedir. Bütünleyici parça, gemiye ilişkin tasarruf işlemine kendiliğinden dâhil olur ve bunun aksine anlaşma yapılamaz.

Soru 2.b: “King Thomas” gemisinin üzerinde B Bankası lehine ipotek tesis edildiği, ipotek anlaşmasında borcun vadesinde ödenmediği takdirde geminin mülkiyetinin B Bankası’na ait olacağı yönünde hüküm bulunduğu varsayımında, hükmün geçerli olup olmadığını kısaca açıklayınız. (5 puan)

Borcun muaccel olmasından önce yapılan ve borcun ödenmemesi hâlinde rehin konusu eşyanın mülkiyetinin alacaklıya ait olacağı yönündeki anlaşmalar geçersizdir (Lex commissoria yasağı). Bu nedenle olayda, borcun muacceliyetinden önceki safhada sözleşmeye konulan bu hüküm geçersiz olacaktır.

Soru 3: “King Thomas” gemisi, Ege Taşımacılık tarafından teslim alındıktan sonra 6 ay süre ile Kuzey Denizcilik A. Ş.’ne kiralanmıştır. Gemi, kiracının akdettiği navlun sözleşmesi gereği taşıyacağı yükü almak üzere Ukrayna’nın Odessa Limanı’na gitmek üzere İstanbul Boğazı’ndan geçerken, kaptanın hatalı mevki tayini sebebiyle akıntının etkisine girerek sürüklenmeye başlamış ve Kandilli’de bir yalının duvarına yaslanarak durabilmiştir. Geminin yalıya yaslanması sonucu yalıda ağır hasar meydana gelmiş, iki gemi adamı da bu esnada gemiden düşerek yaralanmıştır. Meydana gelen zararlardan her biri için kimin ve/veya kimlerin hangi hükümler uyarınca sorumlu tutulabileceğini; zarar sorumlusu ve/veya sorumlularının söz konusu zararlar bakımından sorumluluğunu sınırlama hakkına sahip olup olmadığını açıklayınız (10 puan)

TTK m. 1061/2 uyarınca “kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılır.” Dolayısıyla Kuzey Denizcilik A.Ş. gemi işletme müteahhidi sıfatıyla üçüncü kişilere karşı donatan sayılır ve TTK m. 1062 uyarınca sorumludur. TTK m. 1062 uyarınca, “donatan gemi adamlarının görevlerini yerine getirirken işlediği kusur sonucunda üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludur”. Buna göre kaptanın görevini yerine getirirken işlediği kusur neticesinde yalıda meydana gelen hasar ile gemi adamlarının yaralanmasından ileri gelen zararlardan Kuzey Denizcilik A.Ş. sorumludur. Kuzey Denizcilik A.Ş.’nin “adam çalıştıranın sorumluluğu” hakkındaki TBK m. 66 hükmü uyarınca sorumlu tutulması da mümkündür. TTK m.1062/2 uyarınca donatanın, Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin milletlerarası sözleşmelerden doğan sorumluluğunu sınırlandırma hakkı saklıdır. Olayda meydana gelen zararlar, “geminin işletilmesi ile doğrudan ilgili olarak meydana gelen zarar” olup, bu zarardan sorumluluk 1976 tarihli Londra Konvansiyonu’na göre sınırlandırılabilir (TTK m. 1062 / 2 ve m. 1328 / 1). Kuzey Denizcilik A.Ş., “işletici” sıfatıyla sorumluluğunu sınırlandırabilecek kişilerden olduğundan Londra Konvansiyonu hükümleri uyarınca sorumluluğunu sınırlama hakkına sahiptir.

OLAY II

T ile A 5000 koli laminant parke yükünün, T’ye ait “Sofia” gemisi ile Napoli’den Ambarlı Limanı’na taşınması hususunda anlaşmışlardır. Düzenlenen konişmentoda “5000 koli laminant parke yükü – sayı belli değil” ve “taşıyanın kara zararlarından sorumlu olmayacağı” kayıtları yer almaktadır.

Soru 1: Sefer devam ederken, aydınlatma sisteminde yolculuk başında tespit edilen ancak onarımı sonraya bırakılan arızanın giderilmesi için yapılan çalışma esnasında gemi adamlarının kusuru sebebiyle gemide yangın çıkmış ve laminant parke yükünün tamamının yanarak kullanılamaz hâle gelmiş olması hâlinde, taşıyan T’nin yükün zayi olmasından sorumlu olup olmayacağını açıklayınız. (5 puan)

TTK m.1141 uyarınca “taşıyan, geminin denize, yola ve yüke elverişli bir hâlde bulunmasını sağlamakla yükümlüdür. Taşıyan, yükle ilgili olanlara karşı geminin denize, yola veya yüke elverişli olmamasından doğan zararlardan sorumludur; meğer ki, tedbirli bir taşıyanın harcamakla yükümlü olduğu dikkat ve özen gösterilmekle beraber, eksikliği yolculuğun başlangıcına kadar keşfe imkân bulunmamış olsun.” Olayda, laminant parke yükü, gemideki arızanın giderilmesi için yapılan çalışma esnasında çıkan yangında zayi olmuştur. TTK m. 1180 uyarınca, yangın bir mutlak sorumsuzluk sebebi olsa da olayda zararın sebebi geminin yolculuk başlangıcındaki elverişsizliğidir. Taşıyan, başlangıçtaki elverişsizlik söz konusu olduğunda “yangın” mutlak sorumsuzluk sebebinin bulunduğu savunmasına dayanamaz ve başlangıçtaki elverişsizlikten sorumluluk hükümleri uyarınca sorumlu tutulur.

Soru 2.a: Geminin Ambarlı Limanı’na yanaşıp yükünü boşalttığı ve 4800 koli yükün gönderilen G’ye teslim edildiği varsayımında, 200 koli eksiklikten taşıyan T’nin sorumlu tutulup tutulamayacağını; T’nin sorumlu tutulabilmesi hâlinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatın nasıl belirleneceğini açıklayınız. (10 puan)

TTK m. 1239/1 uyarınca “konişmento eşyanın genel olarak cinsi, işaretleri, koli veya parça adedi, ağırlık veya miktarı hakkında beyanları içerip de taşıyan, bu beyanların fiilen teslim alınan veya yükleme konişmentosu düzenlenmiş olması hâlinde, fiilen yüklenen eşyayı doğru ve tam olarak göstermediğini biliyor veya gösterdiğinden haklı sebeplerle şüphe ediyorsa yahut bu beyanları kontrol etmek için yeterli imkâna sahip değilse, konişmentoya bu beyanların gerçeğe uymadığını, şüphesini haklı gösteren sebepleri veya yeterli kontrol imkânının bulunmadığını açıklayan bir çekince koymak zorundadır.” Buna göre eşyanın cinsi, işareti ve miktarı hakkında konişmentoya yazılan kayda ilişkin çekincenin, ilgili olduğu kaydın karine teşkil etmesini önleyebilmeleri için gerekçeli olmaları gereklidir. Olayda konişmentoya sadece “sayı belli değil” şeklinde bir çekince yazılmış, fakat çekincenin gerekçesi belirtilmemiştir. Dolayısıyla eşyanın miktarı hakkında konişmentoda yer alan kayıt, taşıyan aleyhine karine teşkil eder. Konişmentodaki kayda göre 200 koli eksiklik söz konusu olduğuna göre, taşıyan T, bu eksiklikten TTK m. 1178 uyarınca sorumlu tutulabilecektir. TTK m.1186 uyarınca, eşyanın zıyaa veya hasara uğraması hâlinde taşıyanın sorumluluğu, her hâlde, (hangi sınır daha yüksek ise o sınırın uygulanması kaydıyla), koli veya ünite başına 666,67 Özel Çekme Hakkını veya zıyaa ya da hasara uğrayan eşyanın gayri safî ağırlığının her bir kilogramı için iki Özel Çekme Hakkı’nı karşılayan tutar ile sınırlıdır. Olay bakımından da taşıyan T’nin sorumluluğunun sınırı bu hüküm çerçevesinde tespit edilecektir.

Soru 2.b: Gönderilen G’nin yükün eksik çıktığını teslimden 10 gün sonra ihbar etmesi taşıyan T’nin sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? Sebebi? (5 puan)

TTK m. 1185 uyarınca, zıya veya hasarın haricen belli olduğu hâllerde en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında; zıya veya hasar haricen belli değilse, eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. Olayda 200 koli parkenin eksik olduğu (kısmi zıya) ihbarı, TTK m. 1185 hükmünde öngörülen sürede yapılmamıştır. Eşyanın incelettirildiğine ilişkin bir bilgi de verilmemiştir. Şu hâlde TTK m. 1185 / 4 uyarınca “taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunacaktır”. Dolayısıyla olayda süresinde yazılı bildirimde bulunulmaması nedeniyle taşıyan T’nin sorumluluğunun ortadan kalkması söz konusu değildir.

Soru 2.c: Yükün liman sahası içinde, T’nin adamları tarafından gönderilen G’ye ait kamyona taşınması sırasında forkliftten düşerek zayi olmasından taşıyan T sorumlu tutulabilir mi? Sebebi? (5 puan)

Konişmentoda taşıyanın kara zararlarından sorumlu olmayacağı kaydı yer almaktadır. Taşıyanın sorumluluğuna ilişkin olan ve TTK m. 1243’te sayılan hükümler kural olarak emredici nitelik taşır. TTK m. 1244’te öngörülen bazı istisnai hâllerde ise, taşıyanın sorumluluğunun emredici hükümler hilafına hafifletilmesi / kaldırılması mümkündür. Bu istisnai hâllerden biri de kara zararlarıdır. Olayda da bir kara zararı mevcuttur. TTK m. 1244 uyarınca, konişmentodaki kara zararlarından sorumsuzluk kaydı geçerli olduğundan taşıyan zarardan sorumlu tutulamaz.

Soru 2.d: “Sofia” gemisi, Ambarlı Limanı demirleme bölgesinden rıhtıma doğru seyrederken hız sınırlaması kuralına uymaması sebebiyle limandan çıkış yapan “Heidi” gemisine çarpmıştır. Çarpma sonucunda “Heidi” gemisinin gövdesinde yarık oluşmuş ve gemide bulunan porselen yükünün bir kısmı kırılmıştır. Meydana gelen zararlardan kim ve/veya kimler hangi hükümler uyarınca sorumlu olur? Tazminat talebi hangi süre içinde ileri sürülmelidir? Kısaca açıklayınız. (10 puan)

Olayda tek taraflı kusurlu çatma söz konusudur. TTK m. 1288 uyarınca, “çatma, gemilerden birinin donatanının veya gemi adamlarının kusurundan ileri gelmişse, zararı o geminin donatanı tazmin etmek zorundadır.” Bu nedenle olay bakımından Sofia gemisi donatanı meydana gelen zararlardan sorumlu olacaktır. TTK m.1297 uyarınca, “çatmaya dayanan her türlü tazminat istemi, çatmanın meydana geldiği günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağından” olayda tazminat talebinin 2 yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.

OLAY III

Alfa İhracat ve İthalat Limited Şirketi, Mersin’den Hamburg’a ihraç edeceği narenciye yükünün sigorta edilmesi için S Sigorta Şirketi ile anlaşmıştır.

Soru 1: Alfa Limited Şirketi ile S Sigorta Şirketi arasında akdedilen yük sigorta sözleşmesini TTK ve doktrinde yapılan ayrımlara göre sınıflandırınız. (5 puan)

6102 sayılı TTK’daki ayrıma göre, “zarar sigortası” ve “mal sigortası”dır.
Öğretideki ayrıma göre ise;
a) İhtiyacın karşılanması bakımından, “aktif zarar sigortası”,
b) Rizikonun konusuna göre, “malvarlığı sigortası”dır.

Soru 2: Alfa Limited Şirketi sigorta sözleşmesini Fransa’da faaliyet gösteren bir sigorta şirketi ile yapabilir miydi? Sebebi? (5 puan)

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 15 / 1 uyarınca, “Türkiye’de yerleşik kişiler, Türkiye’deki sigortalanabilir menfaatlerini, Türkiye’de faaliyette bulunan sigorta şirketlerine ve Türkiye’de yaptırmak zorundadır.” Ancak bu genel kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Bunlardan biri de ihracat ve ithalat konusu mallar için yapılacak nakliyat sigortalarıdır (5684 s. SK m. 15 / 2 (a)). Olayda da ihraç edilecek narenciye yüküne ilişkin bir nakliyat sigortası mevcuttur. Bu nedenle T, sigorta sözleşmesini yurt dışında yaptırabilecektir.

Soru 3: S Sigorta Şirketi’nin yük sigortası branşında ruhsatnamesi olmadığı varsayımında, bu durumun sözleşmenin geçerliliği üzerine etkisi ne olur? Sebebi? (5 puan)

TTK m. 1401 / son uyarınca, “ruhsatsız bir şirket ile onun bu durumunu bilerek yapılan sigorta sözleşmeleri hakkında Türk Borçlar Kanunu’nun 604 ve 605 inci maddeleri uygulanır. TBK m.604 ve m.605 kumar ve bahisten doğan borçları düzenlemektedir. Bu nedenle, olayda S Sigorta Şirketi’nin yük sigortası branşında ruhsatnamesinin olmadığı ve sigorta ettiren T’nin bu durumdan haberdar olduğu varsayımında, bu şirket ile akdedilen sigorta sözleşmesinden doğan borçlar eksik borç niteliğinde olacak ve TBK’nın kumar ve bahis borçlarına ilişkin hükümleri uygulanacaktır.

Soru 3.a: Yükün, taşındığı “Alba” gemisine FIOS klozu uyarınca sigorta ettiren / taşıtan Alfa Limited Şirketi’nin adamlarınca yüklenip istiflendiği, ancak istif hatası sebebiyle yükün bir kısmının zayi olduğu varsayımında sigortacı ödeme yükümlülüğü altında mıdır? Sebebi? (5 puan)

TTK m.1429 uyarınca, “sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür”. Ancak bu hükme göre “sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü ortadan kalkar”. Olayda, zarara sigorta ettirenin fiillerinden sorumlu olduğu kişiler sebep olmuşlarsa da kast mevcut değildir. Bu nedenle, sigortacının sigorta tazminatını ödeme yükümlülüğü devam edecektir.

Soru 3.b: Yükün taşındığı geminin batması ve yüklerin zayi olması hâlinde sigortacı hangi süre içerisinde ödeme yükümlülüğü altındadır? Geminin açık denizde batmış olması ve ağır hava koşullarının devam ettiği varsayımında sigortacının rizikonun gerçekleşmesine ilişkin incelemeyi tamamlayamaması ihtimalinin sigortacının ödeme yükümlülüğü ve süresi üzerine etkisi ne olur? Sebebi? (5 puan)

TTK m. 1427 uyarınca, “sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde rizikonun gerçekleşmesinin ihbarından itibaren kırk beş gün sonra muaccel olur. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.” Ancak, sigortacının araştırması rizikonun gerçekleşmesinin “ihbarından başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder”.

Soru 3.c: Rizikonun gerçekleştiği tarihte sigorta ettirenin ilk primi ödemediği varsayımında sigortacı zararı tazminle yükümlü müdür? Sebebi? (5 puan)

TTK m. 1421 uyarınca, “Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksitinin ödenmesi ile başlar”. Ancak kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalar bu kuralın istisnasını teşkil eder ve bu “sigortalarda sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur”. Bu nedenle olayda, ilk prim ödenmemiş olsa dahi sigortacının himaye sağlama borcu başlamıştır.

Soru 4.a: Yükün “Alba” gemisinde çıkan yangında tamamen yanması ve yangının gemi adamlarının ihmali sonucunda çıktığı varsayımında tazminatı ödeyen S Sigorta Şirketi taşıyana kanuni halef sıfatıyla dava açtığında, ödediği tutarı taşıyandan alabilir mi? Sebebi? (5 puan)

TTK m. 1472 uyarınca, “sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder”. Bu hükme göre, sigortacının sigortalıya halef olabilmesi için sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı başvurabileceği “sorumlu” bir kişi bulunmalıdır. Olayda ise bir mutlak sorumsuzluk sebebi mevcuttur. TTK m. 1180 / 1 uyarınca, “zarar, yangının sonucu olduğu takdirde, taşıyan yalnız kendi kusurundan sorumlu” olacağından, olayda taşıyanın sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle, olay bakımından sigortacının halefiyeti için gerekli şartlar gerçekleşmediği için, sigortacı ödediği tutarı taşıyandan alamayacaktır.

Soru 4.b: S Sigorta Şirketi’nin kanuni halef sıfatını kazandığı varsayımında, taşıyan aleyhine Sigortacılık Tahkim Komisyonu nezdinde dava açabilir mi? Sebebi? (5 puan)

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasındaki sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili olup, halefiyet davaları Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülmez. Bu nedenle olayda S Sigorta Şirketi’nin Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dava açması mümkün değildir.


 1. sınıf hukuk pratikleri,  2. sınıf hukuk derslerinin pratikleri3. sınıf hukuk dersleri pratikleri ve 4.sınıf hukuk dersleri pratikleri de ilgili linklerde. Daha konu çalışamadık ne pratiği diyenler sadece kaliteli hukuk ders notlarının adresi Hukuk Sebili anasayfasındaki arama sekmesine çalışmak istedikleri dersi yazabilirler!

Diğer Makaleler

Leave a Reply

Gerekli alanlar işaretlendi *