Ah ah, boşa giden yıllar! Hukuk öğrencisinin çilesi dedik; ama yabancı dil hangi Türk gencinin çilesi değil ki? 10+ sene boyunca İngilizce dersi görüp İngilizce öğrenememek başka bir millete nasip olmaz sanıyorum! Zaten bir yerden sonra özellikle akademisyen olmak dışındaki meslekleri seçecek olan hukukçular, “bu yaşa kadar öğrenmedim, ben zaten hakim olacağım, hakim olunca İngilizce karar mı yazacağım?” diyip iyice salıyor. Kağıt üstünde bu yaklaşım doğru. Eğer derdiniz hakim olmaksa evet, İngilizce karar yazmayacaksınız. Eğer istediğiniz şey sadece icra avukatlığı yapmak ya da belli bir suçta uzmanlaşarak ceza avukatı olmaksa evet, mahkemelerde İngilizce muhtemelen işinize yaramayacak. Ama durum bu olsaydı, muhtemelen hukukta yabancı dil meselesini ele aldığımız bir yazı yazmazdık!

Peki meselenin aslı ne? Yani acaba yıllarca İngilizce öğren(e)meyişimizi, böyle basit bahanelerin arkasına saklayabilir miyiz? Dahası bu bahaneleri ileriye dönük olarak İngilizce öğrenmeme motivasyonu olarak kullanabilir miyiz? Hukukta yabancı dil öğrenmeden de bir yerlere varabilir miyiz? Hukuk için yabancı dil önemli değildir demek herhangi bir ihtimalde mümkün mü?

Her zaman olduğu gibi en sonda anlamanız gerekeni biz size en başta söyleyelim: Artık İngilizce bilmeden iyi bir hukukçu olmanız mümkün değil. Bunu aklınızın bir köşesine yazın. İngilizce öğrenmeden hukukçu olamayacağınızı gerekçelendirirken cevap arayacağımız sorular şunlar:

  • Hukuk öğrencisi için İngilizce gerekli ve faydalı mı?
  • İngilizce bilmeden hukukçu olmak mümkün mü? İngilizcenin hukuk mesleklerinde nasıl bir faydası olacak? Hakimlik savcılık gibi tamamen yerel mesleklerde İngilizce bilmek zorunlu mu?
  • Hukukçular için yabancı dil denince mutlaka İngilizce mi anlaşılmalı? İngilizceden başka bir yabancı dil bilmek hukukçu için yeterli sayılamaz mı?

Tabi bugünkü konumuz temel İngilizce. Yani İngilizce kaynakları okumanızı, yabancılarla iletişim kurmanızı sağlayacak olan araç. “Hukuk İngilizcesi” ise tamamen başka bir mevzu, bu mevzuyu hukuk ingilizcesi nedir, hukuk ingilizcesi öğrenmek zor mu, hukuk ingilizcesi nasıl öğrenilir gibi soruların cevabını aradığımız yazıda irdeleyeceğiz. Bugün ise sadece genel İngilizce hakkında konuşacağız.


Hukuk İçin Yabancı Dil Gerekli ve Faydalı mı?

Hukuk fakültesinde öğrenci olmak bildiğiniz gibi çalışmak, çalışmak ve biraz daha çalışmak demek. Ders yükünüz tüm ülkedeki öğrenciler arasından üst sıralarda olacak. Siz de hukuk fakültesi ders yükünü sırtlamak için ek yetkinlikleri bir kenara bırakacaksınız. “2. sınıf çok zor, alttan ders kalmadan geçeyim de İngilizceye başlarım” diye kendinizi kandırmaya başladığınızda bu dediğimi anlarsınız…

Hukuk öğrencisi her şeye vakit bulur; ancak nedense yabancı dil eğitimine bir türlü vakit bulamaz. Her hukuk öğrencisi bir ara gaza gelir, 2 kur alana 1 kur bedava kampanyasından yararlanıp İngilizce kursuna kaydolur. Daha sonra derslerin yoğunlaşması (aslında gezme tozma) ve sınavların yaklaşması (sınava da çalışmıyor, geçen gün bataktaydı) gibi bahanelerle kurs ilk kurun ortasında iptal edilir, iptal edilemiyorsa da gidilmez, para boşa gider. Bu öğrenci hem paranın, hem hukukta yabancı dil meselesinin önemini kavrayamamıştır!

Hukuk fakültesi öğrencisinin kısa vadeli fayda olan dersi geçmeyi düşünüp, uzun vadeli fayda sağlayacak yabancı dile önem vermiyor olması psikolojik açıdan değerlendirildiğinde gayet normal; çünkü İngilizce öğrenme yolculuğu uzun. Hukuk fakültesinin zorluğunu da objektif olarak kabul etmek gerekir. Bu iki gerekçe yan yana gelince, öğrenci çalışkan olmasa bile, İngilizce kursuna gitmemek için yeterli motivasyonu bulabiliyor, hukuk için yabancı dil öğrenmek de başka bahara kalıyor.

Halbuki hukuk fakültesi öğrencisinin yabancı dil öğrenmemek için değil, öğrenmek için kendini motive edecek çok fazla gerekçesi var.

1. Hukukta Yabancı Dil, Yabancı Kaynaklardan Yararlanma İmkanı Verir

İngilizce bilen bir hukuk öğrencisi, İngilizce bilmeyen hukuk öğrencisine göre hukuk nosyonu geliştirmek konusunda oldukça avantajlı. Zira İngilizce sayesinde dünyanın her yerindeki meselelerden haberdar olması mümkün. Hukukçuluk, sadece ülke mevzuatını bilmekle olunmuyor. İyi bir hukukçu, ülkesinde ve dünyada olup bitenlerden haberdar olan hukukçudur. Günümüzde Türkiye’yi ve dünyayı anlayabilmek için sadece Türkçe biliyor olmak maalesef yeterli değil. Türkiye’ye ilişkin çok yerel, sadece bizi ilgilendirirmiş gibi gözüken konularda bile İngilizce içerikler çok daha fazla ve kaliteli olabiliyor. (NYTimes’ta mücver tarifi gördüğümden beri İngilizceye inanıyorum!)

Yabancı kaynaklardan kastımız öncelikle hukuki kaynaklar değil burada. Birkaç fakülte istisna olmak üzere, İngilizce bilmeden ve İngilizce hukuk metinleriyle karşılaşmadan mezun olmanız mümkün. Burada bahsettiğimiz kaynaklar daha çok yabancı haber sitelerini, güncel makaleleri ve yabancı dildeki sosyal medya hesaplarını ifade ediyor. Tabi her fakültede olan milletler genel, insan hakları, milletler özel gibi nitelikleri gereği uluslararası olan derslerde İngilizce biliyor olmak büyük avantaj; çünkü daha fazla karar, daha fazla metin okumanız mümkün oluyor.

2. Hukukta Yabancı Dil, Özellikle İngilizce Bilmenizi Gerektiren Fakülte ve Kulüp Etkinliklerine Katılma İmkanı Sağlar

İngilizce bilmek, başkalarının yararlanamadığı bir çok imkandan yararlanmanızı sağlayacak. Fakülteye girerken bir çok şeyi planlayamıyorsunuz, dolayısıyla yabancı dil gerektiren imkanları önceden tasarlamanız mümkün değil; ancak eğer hazır olursanız, yani İngilizce biliyor olursanız, fırsat karşınıza geldiğinde değerlendirebilirsiniz. Bu fırsat bazen fakültedeki en iyi seçmeli dersin yabancı dilde olması olabilir, bazen kürsülerden birine gelen yabancı bir profesörün söyleşisine katılabilmek olabilir, bazen uluslararası hukuk kulüplerine katılarak yarışmalarda ülkemizi temsil etmek olabilir. İngilizce bilen hukuk öğrencisinin yararlanabileceği o kadar çok ihtimal var ki, bunları tek tek saymak mümkün değil. Siz İngilizceyi öğrenin, imkanlar karşınıza çıkacaktır.

Tabi en çok bilinen erasmus imkanını unutmayalım. Her ne kadar bir çok öğrenci erasmusa gider yabancı dil öğrenirim diye düşünüyorsa da, bu doğru bir yaklaşım değil. Erasmustan tam anlamıyla yararlanabilmek için gitmeden önce İngilizce bilinmesi şart, isterseniz gittiğiniz ülkenin dili öğrenebilirsiniz tabi. Hukuk fakültesinde erasmus konulu yazımızda ayrıntılı değerlendirmeler bulabileceksiniz, çok yakında!

3. Hukukçular Yabancı Dil Kursunda Çevre Edinme İmkanı Bulabilir

Yabancı dil öğrenmenin en önemli ve en çok göz ardı edilebilen boyutlarından biri, yabancı dil öğrenirken edineceğiniz çevre. Hukuk fakültesinde dönem arkadaşlarınız arasından sizinle aynı kafa yapısında, aynı hayalleri olan insanlar bulamayabilirsiniz (gerçi İstanbul Hukuk 1 dönemde 1200+ kişi alıyor, bulamazsanız sizde sorun olabilir!). Gittiğiniz yabancı dil kursunda ise muhtemelen sizle benzer kaygıları güden insanlar bulacaksınız. Yabancı dil öğrenerek dünyayı daha iyi okumayı hedefleyen insanlarla bir arada bulunmak, onlardan yararlanmak ve hatta belki 1-2 dost edinmek, en az o yabancı dili öğrenmek kadar önemli. Ayrıca hukuk öğrencilerinin en büyük hatalarından olan sadece hukukçu arkadaş sahibi olma hatasına da otomatik olarak düşmemiş olursunuz.

 

4. Hukukta Yabancı Dil Bilen Öğrenciler, Üniversitedeki Yabancı Öğrencilerle Bağlantı Kurma İmkanına Sahiptir

Hukuk fakülteleri çok fazla yabancı öğrenci barındırıyor. Gerek lisans, yüksek lisans veya doktoraya gelenler, gerekse erasmus benzeri programlarla gelenlerin sayısı hiç de az değil. Bu insanlar sizin dünyaya açılan kapınız olabilir! Eğer şanslı %1 içerisinde değilseniz, muhtemelen üniversite öncesi yurtdışına çıkma imkanınız ve yabancı arkadaşlıklar edinme imkanınız olmamıştır. Hukuk fakültesinde erasmus yaparak ya da başka bir yolla yurtdışına çıkmadan önce fakültenize gelen yabancı öğrencilerle iletişime geçmek, hem ufkunuzu açacak, hem de yabancı dilinizi geliştirmenizi sağlayacaktır. İyi İngilizce bilen bir yabancı öğrenciyle arkadaş olabilirseniz, onunla yapacağınız görüşmeler, en iyi İngilizce kursundan daha öğretici olabilir. Ayrıca hukuk fakültesi bittikten sonra da bağlantınızı koparmamanız halinde, mesleki olarak karşılıklı fayda sağlayabileceğiniz bir networke sahip olabilirsiniz.


Yabancı Dil Bilmeden Hukukçu Olmak Mümkün mü? İngilizcenin Hukuk Mesleklerinde Nasıl Bir Faydası Olacak?

1. Yabancı Dil Bilen Hukukçu, Dünyadaki ve Ülkedeki Olayları Daha İyi Anlar ve Çözüm Sunar

Uzun soruların her zaman uzun cevapları olmaz. İngilizce bilmeden hukukçu olmak mümkün mü sorusuna hukukçudan ne anladığınıza göre cevap verebilirsiniz. Eğer hukukçu olmaktan kastınız hukuk fakültesi mezunu olmaksa, pek tabi İngilizce bilmeden çoğu hukuk fakültesinden mezun olabilirsiniz. Yalnız hukuk fakültesinden mezun olmak sizi hukukçu yapmak. Burada hukuk fakültesinden mezun olup, hukuk mesleklerini yürütüp hukukçu olmayan yüzlerce insan sayabiliriz; ancak bu kadar düşman kazanmak istemediğimiz için bunu yapmıyoruz…

Eğer siz sadece hukuk fakültesinden mezun olmak istemiyor ve iyi bir hukukçu olmak istiyorsanız, o zaman yabancı dil öğrenmek zorundasınız. Hukukçular için yabancı dilin, dünyayı ve ülkemizi anlamada bir bariyer olmaması gerekir. Hukuk gibi yerel gözüken hiçbir meslekte yabancı, hukuktaki yabancı dil zorunluluğu kadar kendini hissettirmez. Hukuk fakültesinden mezun olmak, sadece fakültedeki dersleri verip diploma almaktan ibaret sayılamaz. Bir hukukçu, aynı zamanda bir sosyal bilimcidir, yani toplumla ilgilenmek zorundadır. Toplumla ilgili meselelerle ilgilenmeyen, “ben hep 100 liralık vekalet ücreti alıyorum” kafasında yaşayan bir hukuk mezunu, şansı varsa sadece kendi cebini doldurur. Halbuki hukukçunun okuduğu okulun sadece kendisine değil, topluma da faydası olması gerekir.

Hukukçunun yabancı dil bilmesi, onun bir sosyal bilimci olmasıyla doğrudan alakalıdır. Önce kendi toplumuna, sonra dünya toplumuna faydalı olmak isteyen hukukçu, yerel ve küresel meselelerden haberdar olmalıdır. Dünyada neler olup bittiğini bilmeyen birinin, küresel düzende yer almaya çalışan devletine ve onun toplumuna faydası olması düşünülemez. 2020 yılını örnek olarak almak bile bize dünya ile ne kadar yakın irtibat içinde olduğumuzu gösterir.

2020 yılının ilk aylarından itibaren dünyayı etkisi altına alan pandemiyi düşünelim. Pandeminin hukuki boyutu, en az sağlık boyutu kadar önemli. Pandemi sürecinde devletler ve yerel idareler, normal zamanda kullanamayacakları bir çok üstün yetki kullandılar ve temel hak ve hürriyetlerimize müdahalelerde bulundular. Bu müdahalelerin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi hukukçunun üzerine düşen bir iştir. Size soralım: pandemi sürecinde dünyadaki örnekleri ve gelişmeleri izleyebilen, yabancı hukuk sistemlerindeki düzenlemelere ulaşabilen ve onları yorumlayabilen bir hukukçu mu ülkedeki pandeminin hukuki boyutunu daha iyi değerlendirir ve çözüm sunabilir? Yoksa sadece Türkçe bilen ve yerel mevzuat ve içtihada erişimi olan bir hukuk mezunu mu?

Bu sorunun cevabı ortada. Hukukçular para kazanmak dışında da bir misyonlarının olduğunun farkında olarak, yabancı dil, daha spesifik konuşursak İngilizce öğrenmek zorundadır.

 

2. Yabancı Dil Bilen Hukukçu, Çok Daha Fazla Para Kazanabilir!

Eğer motivasyonunuz paraysa, daha çok para kazanan bir hukukçu olmak için de İngilizce öğrenmek çok mantıklı bir yatırım olur. Bu kısımda özellikle avukatlara ve avukat olmak isteyenlere sesleniyoruz. Yabancı dil olarak İngilizce öğrenmek demek, hem çalışabileceğiniz hukuk alanlarını arttıracak, hem de 80 milyon müvekkil yerine 5 milyar müvekkile hitap etmenizi sağlayacak.

Özellikle yeni nesil hukuk alanları mutlaka İngilizce bilgisi gerektiriyor. Burada örnek olarak bilişim ve teknoloji hukukunu ele alalım. Bu hukuk alanında İngilizce bilmeden herhangi bir çalışma yapmanız mümkün değil. Tüm kaynaklar İngilizce ve bu alanda çalışan Türk akademisyenler dahil İngilizce eserler veriyorlar; çünkü bilişim hukukunu yerele indirgemeniz mümkün değil. Yerel düzenlemeleri bilmek yeterli olmayacağı için, konu hakkındaki yabancı eserlerle birlikte yabancı ve uluslararası mevzuatı da çok iyi bilmeniz gerekiyor. Bilişim hukuku alanında çalışmayı göze alıyorsanız, yabancı dil olarak İngilizce öğrenmek, küresel çapta yazılanları yakından takip etmek ve hatta İngilizce içerik üretmek zorundasınız.

Bilişim hukuku örneği üzerinden müvekkil meselesine gelelim. Bilişim hukuku gibi mekana bağlı olmayan ve sadece yerel düzenlemelerle regüle edilmesi mümkün olmayan hukuk dallarında müşterileriniz de sadece Türkiye’den değil dünyanın her yerinden olacak. Günümüz dünyasında sizin Los Angeles’taki bir start-upa danışmanlık vermeniz olağan bir durum. Uluslararası müvekkillerinizle doğru bir iletişim kurabilmek, hukuki sonuçları olan yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek için hukuk İngilizceniz yanında, temel İngilizce bilginizin de çok iyi olması gerekiyor.

3. Yabancı Dil Bilen Hukukçunun Kariyer Seçenekleri Daha Çeşitlidir

Burada doğrudan kazanacağınız paradan değil, yapacağınız meslekten bahsediyoruz; çünkü eğer yabancı diliniz olmazsa en iyi hukuk fakültesini bitirseniz bile yapamayacağınız meslekler var. Tabi ilk akla gelen akademisyenlik. Akademisyen olmak için öncelikle bir lisansüstü çalışma yapmanız gerekiyor, hukukta yüksek lisans ve doktoranın giriş şartlarından biri ise yabancı dil sınavlarından belli puan almak. Gerçi bahsedilen puan bir şekilde alınabiliyor, dolayısıyla hukukta yüksek lisans ve hukukta doktora yapan herkesi yabancı dil biliyor sanmamak lazım (Piyasa hukuk fakültesi mezunu olmayan idare hukukçularıyla dolu!)

Akademisyen olmak için yüksek lisans ve doktora için gerekli dil puanını almak yeterli değil. Hukukun teorisini oluşturacak olan akademisyenler, mutlaka yabancı kaynaklardan beslenmeli, yapabilenler karşılaştırmalı hukuk çalışmalarına yönelmelidir. Alınan yabancı dil puanı çoğunlukla sınav sisteminin açıklarından yararlanarak alındığı için, 50 puan barajını geçen bir çok insanın İngilizce iletişim dahi kurabilmesi mümkün değil. Bu seviyede bir İngilizce ile de akademik çalışma yapılamaz.

Ayrıca burada spesifik olarak hukuk ingilizcesinden söz ediyoruz. Hukuk ingilizcesi, olağan İngilizceden çok daha zor. Türkçesini bile zor anladığınız hukuk terimlerinin İngilizcelerini öğrenmek zorunda olduğunuzu ve bunları yine bağlamında İngilizce olarak kullanmanız gerektiğini unutmayın. Yani akademisyen olmak için günlük İngilizce öğrenmek yeterli değil, bunun için mutlaka hukuk İngilizcesi öğrenmek zorundasınız. Hukuk ingilizcesi hakkında bilgiler verdiğimiz yazımızı inceleyebilirsiniz.

Akademisyenlik dışında, uluslararası kuruluşlar da zaman zaman yabancı dil bilen hukukçular için çeşitli kadrolar açabiliyorlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği Adalet Divanı gibi prestijli kurumlar dönemsel olarak çeşitli kadrolar açıyorlar. Bunların birincil şartı tabi ki çok iyi derecede İngilizce bilmek oluyor. Bu işi hafife almayın, 3000 Euro maaş veren pozisyonlar var. O kadar büyük para ki hesaplayamadım, siz önce İngilizcenizi geliştirin, sonra hesaplamanızı yaparsınız…

 

Hukuk İçin Yabancı Dil Konusunda Bir İstisna Var mı? Özellikle Hakimlik Savcılık Gibi Tamamen Yerel Mesleklerde Yabancı Dil Bilmek Zorunlu mu?

Hukuk fakültesine girerken öğrencilerin önemli bir kısmı hakimlik savcılık veya mülki amirlik gibi oldukça yerel meslekleri yapmayı hedefliyor. Bu hedef aslında İngilizce öğrenme iradesinin önündeki en büyük engellerden biri. Tamamen Türkçe mevzuat ve kararlarla muhatap olacakları için, hukukta yabancı dil bilme zorunluluğunun kendilerini ilgilendirmediğini düşünüyorlar.

Halbuki durum böyle değil. Hangi mesleği yaparsanız yapın hukukçu için yabancı dil öğrenmek şart; çünkü bir hakim mesleğe ilişkin incelikleri, mevzuatı ve içtihadı ne kadar iyi bilirse bilsin, günümüz dünyasını anlamadan ve olayları günümüz koşullarına göre anlamlandırmadan verilen kararların adalete hizmet etmesi mümkün değil.

Bir mülki amir olduğunuzu düşünün. Emrinizde kamu hizmetlerinde çalışan idare personeli var, kolluk personeli var. Sizin bir kolluk makamı olarak alabileceğiniz kararlar var. Hukuktaki, dünya siyasetindeki ve hatta küresel iktisattaki güncel gelişmeleri takip etmeden, hukuk devleti ilkesine uygun kararlar vermeniz mümkün olmayacaktır. Yabancı dil bilginiz sayesinde dünyaya bakış açınız değişişecek, meselelere farklı açılardan bakabileceksiniz.

Dolayısıyla: Evet, çok yerel hukuk meslekleri için de yabancı dil, bilhassa İngilizce bilmek zorunlu hale geldi! Eğer siz fakülteye hakim veya savcı olmak amacıyla girdiyseniz ve bugüne kadar kendinizi İngilizce benim işime yaramayacak diye kandırdıysanız, bu kararınızı tekrar gözden geçirin ve yol yakınken yanlıştan dönün!

 

Hukuk İçin Yabancı Dil Mutlaka İngilizce midir? Hukukta Yabancı Dil Olarak İngilizce’den Başka Bir Dil Bilmek Yeterli Olmaz mı? Hukuk İçin İkinci Dil Olarak Hangi Diller Öğrenilebilir?

Hukukçular için yabancı dil yazısından çok hukukçular için İngilizce yazısı gibi olduğunun farkındayız. Siz de yazıyı okuyup “sanki dünyadaki tek dil İngilizce mi” diyebilirsiniz. Bu haklı bir soru; ancak günümüz dünyası için pratik ihtiyaca cevap vermiyor. Dünyadaki binlerce dil arasından İngilizce, üretilen yazılı ve sözlü içeriklerin yarısından fazlasını tek başına oluşturuyor. Google arama verilerine göre aramaların sadece %20’si yerel dillerle yapılıyor. İngilizceyi sadece anadili İngilizce olan devletlerin değil, neredeyse tüm devletlerin öğretmeye çalıştığını düşünürseniz, İngilizce konuşan insan sayısına paralel olarak İngilizce içerik üreten insan sayısının çokluğuna da şaşırmazsınız.

Tabi ki İngilizce dışında bir dil bilmek de büyük bir avantajdır. Almanca bilen bir kamu hukukçusu, Almanca bilmeyenlerin ulaşamayacağı çok zengin bir kamu hukuku birikimine ulaşabilir; ancak artık neredeyse her konu İngilizce. Alman hukukuna ilişkin bile belki mahkeme kararları dışında, İngilizce içerik sayısı oldukça fazladır. Meseleyi hukuk alanından çıkardığınızda, zaten İngilizce’nin hükümranlığı iyice pekişiyor. Bugün internetten ürün satmaktan, yabancı dil öğrenmeye, bir pasta tarifinden güncel siyasi meselelere kadar her konuda bulabileceğiniz içeriklerin büyük kısmı İngilizce olacaktır. İngilizce bilmek adeta başkalarının görmediklerini görmenizi sağlayan bir çift gözlüğe sahip olmanızı sağlıyor. Kendinizi bu yetenekten mahrum bırakmamalısınız.

Diyelim ki İngilizceyi hallettik ve hukukta faydalı olacak ek bir yabancı dil daha öğrenmek istiyoruz. Tercihlerimiz neler olmalı? Hukukta ikinci yabancı dil tercihinde ne yapmak istediğiniz ve hangi alanda uzmanlaşmak istediğiniz kritik rol oynar, yani hukuk için ikinci dil olarak şu öğrenilmelidir diye kesin bir şey söylememiz mümkün değil. Hukukçular için öne çıkan yabancı diller ise, hukuk sistemimiz yakınlığı dolayısıyla Almanca ve Fransızca; nüfusça çok fazla konuşanı olması dolayısıyla İspanyolca; küresel olarak büyük oyuncular olmaları dolayısıyla Rusça ve Çince; özellikle son yıllarda mülteci hukukundaki hareketlilik ve bundan önce de sınır komşularımızla ilişkiler dolayısıyla Arapça. Hukuk için ikinci yabancı dile ilişkin ayrıntılı bilgiyi hukuk için yabancı dil mutlaka İngilizce midir, hukukçular ikinci yabancı dil olarak hangi dilleri öğrenmeli konulu yazımızı da yakında blogda bulacaksınız!


Hukuk için yabancı dil meselesine bu daha giriş! Hukukçular için yabancı dil konusu Hukuk Sebili’nde en çok kurcalayacağımız konulardan biri olacak. Hukuk öğrencisinin yabancı dil çilesi başlıklı bu yazının içinde de yer yer hukukta yabancı dil konulu diğer yazılara link vereceğiz. Daha fazlası için Hukuk Sebili Blog’da arama yapabilirsiniz.

Bize veda etmeden, elleri öpülesi ve saygı duyulası okurumuz, sosyal medya hesaplarımızı takip etmek ve mümkünse yazımızı kendi hesaplarınızdan paylaşmak suretiyle bizleri mesud edebilirsiniz. Şimdilik Hukuk Sebili twitter ve Hukuk Sebili instagram, daha fazlası yolda! Saygı ve dostlukla…