"verba volant, scripta manent"

İdari Yargı Pratik – İÜHF 2015 İdari Yargı İÖ Final Cevapları
İdari Yargılama Hukuku Pratikleri

İdari Yargı Pratik – İÜHF 2015 İdari Yargı İÖ Final Cevapları 

Başka bir keyifli ve bir o kadar da zor bir idari yargı pratiği ile karşınızdayız. İdari yargı çok zor bir ders olmasa da, idari yargı sınavları ve idari yargı pratik çalışmaları oldukça farklı türde soruları barındırıyor. Buradaki idari yargı pratik çalışmasında da çok çeşitli soru türleri var. Dilekçe yazım sorusu olduğu gibi bir mevzuat hükmünün yorumlanması ve metin sorusu da mevcut. İÜHF idare kürsüsü tarafından 2014-2015 yılında ikinci öğretim öğrencileri için yapılmış final sınavının cevap anahtarı.

Pratik çalışmaları en başta sadece pdf dosyası olarak paylaşıyorduk. Mobilden giren bazı öğrencilerimiz, pratikleri doğrudan sayfada da görebilmenin iyi olacağını söyledikleri için, artık pratik çalışmalarımızı aşağıda gördüğünüz gibi paylaşmaya da karar verdik, elimizden geldiğince gözünüzü yormayacak şekilde buraya aktarmaya çalıştık. Diğer idari yargı pratik çalışmalarını ve daha önce paylaştığımız tüm pratikleri de yavaş yavaş bu hale getireceğiz. Yine de bu idari yargı pratik çalışmasını indirmek isterseniz, indirme linkini yazının sonunda bulabilirsiniz. İdari yargı pratik çalışması olduğu için bir dilekçe sorusu var ve bu dilekçe buraya yapıştırmak formatını bozdu. Dolayısıyla onu sadece pdf olarak paylaştık, dolayısıyla diğer sorulara buradan baksanız bile dilekçe sorusu için mutlaka yazının sonundaki linke uğrayın.

 İDARİ YARGILAMA HUKUKU FİNAL SINAVI CEVAP ANAHTARI

I. DİLEKÇE YAZIM SORUSU (40 PUAN)

YÖK Yürütme Kurulu’nun 02.04.1990 tarihli kararı ile; Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümünden mezun olanlara, Tıbbi Biyolog unvanı verilmesi ve biyologlara tanınan haklardan yararlanmaları uygun görülmüştür. Melahat Öztürk, İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümü’nden 2007 yılında mezun olarak biyolog unvanını kazanmış, 2009 yılında yapılan İlkbahar Dönemi Tıpta Uzmanlık Sınavında başarılı olmuştur. Bunun üzerine Melahat Öztürk, sınav sonuçlarına göre yerleştirildiği İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Bölümüne uzman olarak atanmak üzere başvurmuştur. Ancak başvurusu, Sağlık Bakanlığı’nın 25.06.2009 tarihli işlemi ile YÖK Genel Kurulu’nun 06.11.2008 tarihli kararı gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Genel Kurul’un anılan kararında Tıbbi Biyolojik Bilimler programından mezun olanların tıpta uzmanlık sınavına girme haklarının olmadığı belirtilmiştir. Melahat Öztürk ise, biyolog unvanına sahip olduğunu ileri sürerek, tıpta uzmanlık eğitimi alabileceği düşüncesindedir.

DİLEKÇEYİ BURAYA YAPIŞTIRMAK FORMATINI BOZDUĞU İÇİN YAZININ SONUNDAKİ LİNKİ PAYLAŞTIK, DİLEKÇEYE LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ.


II. KARAR DEĞERLENDİRMESİ (20 PUAN)

“652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye, 14.3.2014 günlü, 28941 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6528 sayılı Yasa’nın 25. maddesi ile eklenen geçici 10. maddenin 8. fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halen Okul ve Kurum Müdürü, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcısı olarak görev yapanlardan görev süresi dört yıl ve daha fazla olanların görevinin, 2013-2014 ders yılının bitimi itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği, görev süreleri dört yıldan daha az olanların görevinin ise bu sürenin tamamlanmasını takip eden ilk ders yılının bitimi itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği hükmüne yer verilmiştir.

(…) Bu durumda, davacının yöneticilik görevinin, 6528 sayılı Yasa’nın 25. maddesinin icrası amacıyla sona erdirildiği açık ise de, söz konusu uygulamanın, aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığınca fiili olarak yerine getirilen bir “icrai işlem” olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre, İdare Mahkemesi’nce işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yönetimce kurulmuş yönetsel davaya konu olabilecek bir işlemin varlığından söz edilemeyeceğinden bahisle davanın incelenmeksizin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir”. (T.C. Danıştay İkinci Daire Esas No: 2014/8861 Karar No: 2015/1735)

Soru: Yukarıdaki yargı kararında tartışma konusu olan “hukuki müessese” hakkında, karara konu olayı özetlemeden ve tekrara düşmeden değerlendirmede bulununuz.

Cevap: Söz konusu Danıştay kararında tartışma konusu olan müessese, idari davaya konu olabilecek işlem ve bu işlemin özellikleri hususundadır. İYUK md.14’te ilk inceleme konuları arasında idari işlemin “kesin ve yürütülmesi gerekli” bir işlem olması düzenleme altına alınmıştır. Buna göre idari işlemin kesin yani idari işlem sürecinin tamamlanarak ortaya çıkmış olmasının yanından, yürütülmesi gerekli bir işlem olması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle idari işlemin icrai olması gerekmektedir. İdari işlemin icrai olması ise kişiler üzerinde hukuki sonuç doğurmasını ifade etmektedir. Danıştay kararına konu olan olayda ise yasama işlemi ile kişiler üzerinde hukuki sonuç doğuran bir durum söz konusudur. Şöyle ki, kanunların genel, kişilik dışı, soyut yasama işlemleri olması gerekir. Danıştay kararına konu olan olayda ise, birel işlem tesis etmek suretiyle bu işlemlerin tek tek kişiler üzerin de hukuki sonuç doğurması yoluna gidilmeksizin, idari işlemle yapılmak istenilenin sonucuna doğrudan kanunla ulaşılmıştır. Dolayısıyla, buradaki sorun kişiler üzerinde hukuki sonuç doğuran herhangi bir idari işlem tesis edilmemiş olunsa bile ortaya çıksan hukuki durumun iptalini sağlamak için idari yargı yoluna gidilip gidilemeyeceğidir. Birel işlemle ortaya çıkabilecek bir sonucun kanunla sağlanarak bunun idari yargı denetimine tabi olmadığı savunulabileceği gibi aksi de düşünülebilir. Sonuç olarak, kararda tartışılan hukuki müessese, idari davaya konu edilecek işlem, bu işlemin özellikleri ve idari işlem yerine geçmesi amaçlanan kanun maddelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda dava konusu edilebilirliğine ilişkindir.


III. YENİ KANUN MADDESİ YORUMU (20 PUAN)

2577 sayılı Kanun Madde 16/4: Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.

2577 sayılı Kanun Geçici Madde 7/1:

Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.

Soru: Belirtilen mevzuat hükümlerini dikkate alarak, kanun yolu aşamasında ıslah yoluna başvurulup başvurulamayacağını tartışınız.

Cevap: Söz konusu Danıştay kararında tartışma konusu olan müessese, idari davaya konu olabilecek işlem ve bu işlemin özellikleri hususundadır. İYUK md.14’te ilk inceleme konuları arasında idari işlemin “kesin ve yürütülmesi gerekli” bir işlem olması düzenleme altına alınmıştır. Buna göre idari işlemin kesin yani idari işlem sürecinin tamamlanarak ortaya çıkmış olmasının yanından, yürütülmesi gerekli bir işlem olması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle idari işlemin icrai olması gerekmektedir. İdari işlemin icrai olması ise kişiler üzerinde hukuki sonuç doğurmasını ifade etmektedir. Danıştay kararına konu olan olayda ise yasama işlemi ile kişiler üzerinde hukuki sonuç doğuran bir durum söz konusudur. Şöyle ki, kanunların genel, kişilik dışı, soyut yasama işlemleri olması gerekir. Danıştay kararına konu olan olayda ise, birel işlem tesis etmek suretiyle bu işlemlerin tek tek kişiler üzerin de hukuki sonuç doğurması yoluna gidilmeksizin, idari işlemle yapılmak istenilenin sonucuna doğrudan kanunla ulaşılmıştır. Dolayısıyla, buradaki sorun kişiler üzerinde hukuki sonuç doğuran herhangi bir idari işlem tesis edilmemiş olunsa bile ortaya çıksan hukuki durumun iptalini sağlamak için idari yargı yoluna gidilip gidilemeyeceğidir. Birel işlemle ortaya çıkabilecek bir sonucun kanunla sağlanarak bunun idari yargı denetimine tabi olmadığı savunulabileceği gibi aksi de düşünülebilir. Sonuç olarak, kararda tartışılan hukuki müessese, idari davaya konu edilecek işlem, bu işlemin özellikleri ve idari işlem yerine geçmesi amaçlanan kanun maddelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda dava konusu edilebilirliğine ilişkindir.


IV. DOĞRU YANLIŞ SORULARI (20 PUAN)

OLAY

(İ), Van ili, Bahçesaray İlçe Müftülüğü’nde 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli imam- hatip olarak görev yapmakta iken, anılan Kanunun 4/A maddesi uyarınca Erzurum İli, Pazaryolu İlçe Müftülüğü’ne kadrolu olarak atanarak yeni görevine 31.01.2011 tarihinde başlamıştır. (İ), söz konusu atama işlemi nedeniyle hak ettiği sürekli görev yolluğunun (harcırah) tarafına ödenmesi talebiyle 02.04.2012 tarihinde Bahçesaray Kaymakamlığı’na başvurmuş ancak bu talep 20.04.2012 tarihinde reddedilmiştir. (İ), Kaymakamlığın red kararını 12.06.2012 tarihinde idari yargıya taşımıştır.

SORULAR

1. Y (İ)’nin, yolluk ödenmesi talebiyle 02.04.2012 tarihinde yapmış olduğu başvuru, İYUK madde 11 uyarınca yapılmış bir başvurudur. 2. D Eğer başvurusu İYUK madde 10 kapsamında bir başvuru olsa idi, bu başvurunun reddi kararına karşı İYUK madde 11 uyarınca tekrar başvuruda bulunabilirdi. 3. D (İ), Kaymakamlığın red işleminin iptalini sağladıktan sonra açacağı bir tam yargı davası ile harcırah tutarının yasal faizinin ödenmesini talep edebilir. 4. D (İ) davasını Erzurum İdare Mahkemesi’nde açabileceğinden, Erzurum İdare Mahkemesi’nin kararına karşı Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yoluna başvurmalıdır. 5. Y (İ), istinaf sisteminin uygulamaya geçtiği bir zamanda dava açmış olsaydı, Erzurum İdare Mahkemesi’nin kararına karşı Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf başvurusu yapması gerekirdi. 6. Y Erzurum İdare Mahkemesi’nin kararının itiraz veya temyiz kanun yolundan geçmesi, kanun yararına bozma talebini etkilemez. 7. Y Kanun yararına bozma başvurusunun kabul edildiği varsayıldığında, inceleme sonucu verilen kararın İYUK madde 28 uyarınca gecikmeksizin yerine getirilmesi gerekir. 8. D (İ)’nin talep etmesi halinde, harcırah isteminin reddi işlemine karşı üyesi bulunduğu “Diyanet Görevlileri Sendikası” dava açabilir. 9. D Erzurum İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, istenen harcırah tutarının 512 TL yerine 152 TL olarak yazılması halinde, Kaymakamlıkça düzeltme talep edilebilir. 10. Y Erzurum İdare Mahkemesi’nde dava açan (İ), isteseydi bu davayı Van İdare Mahkemesi’nde de açabilirdi.


 1. sınıf hukuk pratikleri,  2. sınıf hukuk derslerinin pratikleri3. sınıf hukuk dersleri pratikleri ve 4.sınıf hukuk dersleri pratikleri de ilgili linklerde. 

Pratik Çalışmanın Linki: İdari Yargılama Hukuku Pratik Çalışması – İÜHF 2014-2015 İdari Yargılama Hukuku İkinci Öğretim Final Soruları ve Cevap Anahtarı

Diğer Makaleler

Leave a Reply

Gerekli alanlar işaretlendi *